Yeni düzenleme, Türkiye’ye fiziksel olarak girmeyen malların yurt dışındaki ticaretinden veya bu işlemlere aracılık edilmesinden elde edilen kazançlar açısından önemli bir kurumlar vergisi avantajı getiriyor. Ancak teknik olarak söz konusu avantaj, verginin %95 azaltılması değil, şartları sağlayan kazancın %95’inin kurum kazancından indirilmesidir.
1. 7582 sayılı Kanun ne getiriyor?
7582 sayılı Kanun’un 7 nci maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki ilgili düzenleme değiştirilmiştir. Buna göre, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i, şartların sağlanması halinde kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.
Düzenleme, kurumlar vergisi oranını %95 oranında düşüren bir sistem değildir. İndirim kapsamındaki kazancın %95’i kurum kazancından indirilir; kalan kısmın vergilendirilmesi genel kurumlar vergisi hükümlerine göre yapılır.
2. Hangi işlemler indirim kapsamına giriyor?
Kanun ve Tebliğ kapsamında iki temel işlem grubu bulunmaktadır: yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yine yurt dışında satılması ve yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesi.
Mal yurt dışından satın alınmalı ve Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında başka bir alıcıya satılmalıdır.
Aracılık edilen mal alım satımında hem satıcının hem de alıcının Türkiye’de bulunmaması gerekir.
Tebliğ, Türkiye’ye getirilen malların satışından elde edilen kazançların bu indirim kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtmektedir.
Transit ticaret açısından belirleyici unsur, malın fiziksel hareketi ile sözleşme ve ticari akışın birlikte değerlendirilmesidir. Malın Türkiye’ye giriş yapması, işlemin indirim kapsamı açısından sonucunu doğrudan değiştirebilir.
3. %95 indirimden yararlanmanın temel şartları
Transit ticaret kapsamında satın alınan mal Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmalıdır.
Aracılık faaliyetinde malların satıcısı ile alıcısının Türkiye’de bulunmaması gerekir.
Kazancın tamamı, ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmelidir.
İndirim kapsamındaki hasılat, maliyet ve giderlerin diğer faaliyetlerden ayrı izlenmesi gerekir.
Tebliğe göre kazancın yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmemesi halinde, daha sonraki yıllarda Türkiye’ye getirilse dahi bu kazanç için indirimden yararlanılması mümkün değildir.
4. Türkiye’ye transfer şartı
26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’ne göre, %95 indirimden yararlanılabilmesi için indirim kapsamındaki kazancın tamamının, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekir.
Tebliğ, transfer süresini kesin bir şart olarak ele almaktadır. Süresi içinde Türkiye’ye getirilmeyen kazançlar, daha sonraki dönemlerde Türkiye’ye transfer edilse dahi ilgili kazanç bakımından indirim hakkı doğurmaz.
Kazancın tamamı, ilgili hesap dönemine ait yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olmalıdır.
Transit ticaret kazançlarında vergi avantajı kadar nakit akışı ve transfer takvimi de önemlidir. Ticari tahsilatın zamanlaması ile yıllık kurumlar vergisi beyan takviminin birlikte planlanması gerekir.
5. İndirim tutarı nasıl tespit edilir?
Tebliğe göre indirim kapsamına giren faaliyetlerden elde edilen hasılattan, bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunan kazancın %95’i kurum kazancından indirilebilir.
Transit ticaret veya yurt dışı aracılık faaliyetinden elde edilen gelir.
İlgili faaliyete doğrudan veya uygun şekilde ilişkilendirilebilen gider ve maliyetler.
Hasılat eksi ilgili maliyet ve giderler.
Net kazancın %95’i kurum kazancından indirilir.
Transit ticaret faaliyetinden 1.000.000 TL net kazanç elde edilmesi ve diğer şartların sağlanması halinde, bu kazancın 950.000 TL’lik kısmı kurum kazancından indirilebilir. Kalan 50.000 TL genel kurumlar vergisi hükümlerine göre vergilendirilir.
Bu indirim, yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde ilgili indirim ve istisnaların gösterildiği bölümde dikkate alınır.
6. Faaliyetin zararla sonuçlanması halinde
26 Seri No.lu Tebliğ, indirim kapsamındaki faaliyetin zararla sonuçlanması halinde herhangi bir indirim uygulanamayacağını açıkça belirtmektedir.
Dolayısıyla %95 indirim yalnızca pozitif net kazanç bulunması halinde gündeme gelir. Hasılat yüksek olsa dahi, ilgili maliyet ve giderler sonucunda faaliyetin zarar etmesi halinde indirim hesaplanmaz.
Bu nedenle transit ticaret faaliyetinin kârlılığını ayrı izlemek önemlidir. İndirim hasılat üzerinden değil, faaliyetin net kazancı üzerinden hesaplanır.
7. Muhasebe ve kayıtların ayrı izlenmesi
Tebliğ, indirim kapsamındaki kazanç ile buna bağlı kurumlar vergisi matrahının doğru tespit edilebilmesi için indirim kapsamındaki ve kapsam dışındaki hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesini öngörmektedir.
İndirim kapsamındaki faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve giderlerin diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi; muhasebe ve kayıt düzeninin bu ayrımı sağlayacak şekilde kurulması gerekir.
Diğer satış ve gelir hesaplarından ayrı izlenmeli.
Transit ticaret faaliyetine ilişkin mal ve işlem maliyetleri ayrı takip edilmeli.
Faaliyetle bağlantılı giderler ayrı hesap veya yardımcı kayıtlarla desteklenmeli.
Alım-satım sözleşmeleri, faturalar, taşıma ve transfer belgeleri işlem akışını desteklemeli.
İndirim oranı yalnızca belirli faaliyetlerden elde edilen net kazanca uygulandığından, muhasebe sisteminin hangi gelir ve maliyetin transit ticarete ait olduğunu açıkça gösterebilmesi gerekir.
8. Esas faaliyet dışındaki gelirler
26 Seri No.lu Tebliğ, transit ticaret veya aracılık faaliyeti dışındaki bazı gelirlerin %95 indirim kapsamında değerlendirilemeyeceğini ayrıca açıklamaktadır.
Kasadaki nakitlerin değerlendirilmesinden doğan faiz gelirleri kapsam dışındadır.
Dövizlerin değerlenmesinden kaynaklanan kur farkları indirim kapsamında değildir.
İktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar kapsam dışında değerlendirilir.
Transit ticaret veya aracılık faaliyetiyle doğrudan bağlantısı bulunmayan diğer gelirler ayrıca değerlendirilmelidir.
%95 indirim, şirketin tüm yurt dışı gelirlerine uygulanan genel bir avantaj değildir. Kazancın doğrudan Kanun ve Tebliğde tanımlanan transit ticaret veya aracılık faaliyetinden kaynaklanması gerekir.
9. Tebliğdeki uygulama örnekleri
Örnek 1 — Mal Türkiye’ye hiç gelmiyor
Tebliğde yer alan örneklerden birinde Türkiye mukimi bir şirketin Almanya mukimi bir şirketten satın aldığı ürünleri Türkiye’ye getirmeksizin Fransa mukimi başka bir şirkete satması ele alınmaktadır. Bu işlemden 1.000.000 TL kazanç elde edildiği ve kazancın tamamının kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edildiği varsayımında, kazancın %95’i olan 950.000 TL kurum kazancından indirilebilmektedir.
Almanya’dan alınan malların Türkiye’ye getirilmesi ve daha sonra Fransa’ya satılması halinde bu indirimden yararlanılması mümkün değildir.
Örnek 2 — Yurt dışı mal alım satımına aracılık
Tebliğdeki bir diğer örnekte Türkiye mukimi bir şirketin, İtalya mukimi bir şirket ile Mısır mukimi bir şirket arasında gerçekleştirilen mal alım satımına aracılık ettiği ve 400.000 TL aracılık geliri elde ettiği kabul edilmektedir. Malın satıcısı ile alıcısının Türkiye’de bulunmaması ve diğer şartların sağlanması halinde, bu kazancın %95’i olan 380.000 TL kurum kazancından indirilebilmektedir.
Alıcı veya satıcı taraflardan herhangi birinin Türkiye’de bulunması halinde aracılık kazancı %95 indirim kapsamında değerlendirilemez.
Örnek 3 — Türkiye’ye geçici giriş dahi riski değiştiriyor
Tebliğ, yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilip gümrüklü antrepoda depolanması ve daha sonra yurt dışındaki alıcıya satılması halinde de indirimden yararlanılamayacağını açıklamaktadır. Dolayısıyla malın Türkiye’ye fiziksel olarak giriş yapıp yapmadığı, uygulama açısından belirleyici unsurlardan biridir.
Tebliğ örnekleri, transit ticaret indiriminde yalnızca faturanın veya sözleşmenin yurt dışı taraflarla düzenlenmesinin yeterli olmadığını gösteriyor. Mal hareketi, ticari akış, tarafların yerleşikliği ve tahsilatın Türkiye’ye transferi birlikte değerlendirilmelidir.
10. SFS Advisory değerlendirmesi
7582 sayılı Kanun ve 26 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği birlikte değerlendirildiğinde, transit ticaret ve yurt dışı mal alım satımına aracılık faaliyetleri bakımından önemli bir kurumlar vergisi avantajı oluştuğu görülmektedir. Bununla birlikte indirim, geniş anlamda bütün yurt dışı ticaret kazançlarına uygulanan otomatik bir avantaj değildir.
Uygulamada özellikle malın Türkiye’ye hiç girmemesi, aracılık faaliyetinde alıcı ve satıcının Türkiye’de bulunmaması, kazancın süresinde Türkiye’ye transfer edilmesi ve ilgili hasılat, maliyet ve giderlerin ayrı izlenmesi temel kontrol noktalarıdır.
Malın Türkiye’ye fiziksel giriş yapmadığını taşıma ve gümrük belgeleriyle destekleyin.
Aracılık faaliyetinde alıcı ve satıcının Türkiye’de bulunmadığını belgeleyin.
Kazancın tamamının beyanname verme süresi dolmadan Türkiye’ye transfer edildiğinden emin olun.
İndirim kapsamındaki hasılat, maliyet ve giderleri diğer faaliyetlerden ayrı izleyin.